Kocamın Borcunu Zevkle Ödedim

Selam sex hikaye okurları. Kocam hiç bilmediği bi dal olan gıda işine girdi. Ancak bir süre sonra borçlanmaya başladı,borcu ödeyeceğm diye bankadan kredi çekti, bir süre sonra onları da ödeyemeyince benden habersiz gitmiş tefeciden borç almış.Tabii onu da zamanında ödeyememiş, bir gün eve geç vakitte ağzı burnu kan içinde geldi.
İlk başta bişey söylemedi, soruyorum cevap vermiyor, “kavga ettim bişey yok falan” diyor. Derken o esnada cep telefonu çaldı açtı
– “Tamam ödicem… Söz verdim…” falan deyince ben anladım. Telefonu kapadıktan sonra
– “Ver numarayı bir de ben konuşayım…” deyince kızdı.
– “Hayır olmaz, bu adamlar tekin değil. Sen merak etme ben hallederim.” deyip lavaboya elini yüzünü yıkamaya gitti. Ben de cep telefonunu alıp arayan numaralar kısmından numarayı bi kağıda not edip çantama attım.
Ertesi gün numarayı çevirdim ve karşıma çıkan kişiye kendimi tanıttım ve durumun ne olduğunu sordum. Karşıdaki kişinin sesi kalın, doğu şivesiyle ve oldukça sert konuşuyordu. Ödeme için bir ay süre verdiklerini söyleyince ben de
– “Bu mümkün değil bu meblağı bu kadar zamanda ödeyemeyiz.” dedim.
Bana ofisine gelmemi yüzyüze konuşmamızı teklif etti. Adresi alıp bir saat sonra denilen yere gittim. Beş katlı bir bina ve girişinde İkinci el oto galerisi vardı.İçeriye girdiğimde Ahmet beyle görüşeceğimi söyleyince
– “Kim arıyor diyelim?” sorusuna
– “Ben Alev, kendisi geleceğimi biliyordu.” dedim.
Telefonla geldiğimi haber verdiler. Yanımda takım elbiseli kaba saba biriyle asansörle 5.kata çıktım. Kata geldiğimde dar bir koridorun sonunda bir oda, geniş bir kapı fakat kapalı kapının önünde bir masada 2 kişi oturmuş çay içiyorlardı. Yanımda bana eşlik eden kişi, Ahmet beyin beni beklediğini söyleyince birisi kapıyı çaldı ve beni içeri aldılar. Masanın arkasında bir adam beni görünce ayağa kalktı, kalktıkça da uzadı. Nerdeyse 1.95 boylarında kıvırcık saçlı, kalın bıyıklı, çirkin suratlı bir adam,
– “Alev hanım hoş geldiniz.” dedi.
Hoşbulduk faslından sonra çay söyleyip konuya girdik. Bana eşimin borcu 2 ay evvel ödemesi gerektiğini ama her seferinde söz verip ödemediğini ve bize son olarak bir ay daha mühlet verdiğini söyleyince, itiraz ettim. Bunun mümkün olmadığını, bu şekilde ödeyemeyeceğimizi tekrarladım. Bir süre sustu gözlerime bakıp
– “Peki bağyan.. Ben bu konu üzerinde biraz düşüneyim, siz yarın yine bu saatte tekrar gelin konuşalım. Ama siz de düşünün…” deyince izin isteyip eve döndüm.
Akşam olunca eşime durumu hiç bahsetmedim, gece kocam yanımda horlayıp dururken, ben yatağımda sabaha kadar ne yapmam gerektiğini düşündüm. O çam yarması gibi herifin “siz de düşünün” derken o bana dik dik bakışı geliyordu gözümün önüne…
Ertesi gün öğlen güzel bir duş alırken seksi giyinmeye karar verdim. Zira önceki gün o endişe, korku, öfke nedeniyle evden apar topar çıkmış günlük kıyafet, bakımsız, özensiz bir şekilde oraya gitmiştim. Bu sefer daha kadınsı bi şekilde gitmeliydim, adamı etkilemem gerekiyordu.
Banyodan sonra mahallemizin kuaförüne gidip saçlarıma fön çektirdim. Eve dönüp kıyafet seçmeye başladım. Tabi ki erkekler mini eteğe bayılırlar. Ben de pilili kloş süper mini eteğim, siyah yarım balıkçı yaka dar omuzdan kolsuz ipek bluzumu giydim. İçime sütyen giymedim, böylelikle iri göğüslerim ve başları belli oluyordu. Zaten sütyen takmama gerek yoktu pek… İriliklerine rağmen kocama fazla elletmediğimden hala dik duruyorlardı. Geniş gözlü siyah fileli külotlu çorap, içime yine siyah oldukça minik g-string ve siyah dize kadar yüksek topuklu çizmelerimi giyip üstüme de diz altında biten açık gri kabanımı giydim. Güzel bir makyaj yapıp taksiye atladığım gibi tekrar aynı yere gittim.
Yine aynı fasıl karşılanma ve nihayet yine Ahmet beyin karşısındaydım. Çay söyledi yine ama bendeki değişikliğin farkındaydı, bu sefer dünkünden daha bir başka bakıyordu bana. Çay geldi. Çaycı servisi yapıp odadan çıkınca ben de kabanımı üzerimden çıkarıp oturduğum koltuğun arkalığına astım. Tekrar koltuğa oturunca adamın gözleri resmen yerinden fırladı.
Bacak bacak üstüne atmıştım. Gözünüzde canlandırın ultra mini siyah kloş eteği… Yüksek topuklu, pırıl pırıl parlayan çizmeler nedeniyle dizlerim yüksekte kalmış, alttan görünen manzaranın erkekleri bitirmek için birebir olduğuna emindim. Nitekim, avımın gözleri bir dar kazağımın altındaki sütyensiz göğüslerime, bir kalçalarıma kadar sıyrılmış file çoraplı bacaklarıma bakıyordu. Kendimi Sharon Stone gibi hissetmeye başlamıştım onun bakışlarıyla… Bu sefer oturduğu koltuktan kalkıp beni daha iyi görebilmek için oturduğum koltuğun karşısındaki koltuğa yerleşti. Aramızda bir metre mesafe ve küçük bir sehpa var.
Çantamdan sigara çıkarınca uzanıp sigaramı yaktı. Mahsustan konuyu evli olup olmadığını sorarak başladım, konuyu bi yere getirip deşmek için. Evli olduğunu 42 yaşında olduğunu biri liseye biri üniversiteye giden iki oğlu olduğunu söyledi. Ben de 15 yıllık evli olduğumu 14 yaşında oğlum olduğunu söyleyince
– “Maşallah Alev hanım, hiç yaşınızı göstermiyonuz, genç kız gibisiniz valla…” dedi. Gülümseyerek teşekkür ettim.
– “Sizin gibi güzel bi bağyanı rahat bırakmazlar.” deyince ben de
– “Eh, biraz öyle oluyor…” dedim.
– “Rahat bırakmayan sadece kocan mı?” dedi manalı manalı… Konuşması değişmiş, az önce siz diye hitap eden adamın yerine beni sikmek için kıvranan bir azgın maço gelmişti. Dikkatli olmalıydım oyunumu oynarken…
– “Ne demek istiyorsun? Açık konuşabilirsin.” dedim yumuşakça… Bana bakıp sırıtarak,
– “Kocandan başka kaçamakların oldu mu diye merak ettim. Olmadıysa bu güzelliğe yazık edersin…” deyince ben de
– “Eh oldu işte biraz bir kaç yaramazlığım… Doğru söyledin, bu güzellik ziyan olmasın diye düşündüm ben de…” diye yanıtladım gülümseyerek.
Uzanıp elini daha doğrusu pençelerini bacaklarıma atıp gezdirmeye başladı. Hiç istifimi bozmadım, çıkarıp bir sigara daha yakıp gülümseyerek onu izliyorum. Ama bacaklarımda dolaşan ayının pençeleri de itiraf ederim ki içimi bir hoş etmişti. Kasıklarımdan o tanıdık sıcaklığın yayıldığını hissediyordum. Memelerimin uçları anında tepki vermiş, sütyensiz memelerimin uçları kabarmış, sızlıyor, ipek bluzumdan fındık tanesi gibi görünüyordu.
Bu tavrımdan tamamen cesaretlendi, kalkıp benim yanıma geldi. Koltuğun kenarına oturdu, ellerini bluzumun dekoltesinden içine sokup memelerimi avuçlayıp, dudaklarıma yumuldu. Ben hiç istifimi bozmuyor karşılık da vermiyorum. Biraz daha dudaklarımı öptükten sonra memelerimi yoğurmakta olan ellerini nazikçe üzerimden alıp çektim. Tekrar gidip kendi koltuğuna oturdu, o da bir sigara yaktı.
Kısa bir sessizlikte karşılıklı sigaralarımızı tüttürürken ben belli ederek özellikle bakışlarımı kabarmış olan pantolonuna indirip sigaramdan bir nefes çektikten sonra tekrar müstehzi şekilde gülümseyerek yüzüne baktım. O da fermuarını indirip kalkmış olan aletini fora etti ve
– “Bunun tadına bakmak ister misin yavrum?” dedi.
Adamın suratı çirkin, ayı gibi bir şeydi ama aleti çok sağlıklı dimdik, çok uzun değil ama kalındı. Böyle pervasız, hiç bir şeyden, benim tepkimden çekinmeden ulu orta keser sapı gibi penisini gösterip sergilemesi delirtiyor, tahrik ediyordu beni…
O keser sapı kalınlığının içime girdiğini, mantar gibi olmuş koca başının dibime dayandığını düşününce delirdim. Ama kendimi tuttum. Bacaklarımı özellikle yer değiştirip, tanga külodumu göstere göstere tekrar bacak bacak üstüne atarak yine gülümseyerek,
– “Seçme şansım var mı?” dedim. “Hayır dersem, çıkardığın şeyi geri sokacak mısın?” Güldü… Kalın bıyıklarının altından bembeyaz sağlıklı dişleri parıldadı.
– “Doğrusun…” dedi. “Bunu sen kaldırdın. Geri dönüş yok artık. Senin o güzel amına girmeden inmez bu şimdi…” Eğilip elimdeki yarım sigarayı kül tablasına bastırırken,
– “Neden olmasın Ahmetçiğim? Ama şu bizim meseleyi konuşalım, önce iş sonra eğlence…” dedim. Ayağa kalkıp aletini tekrar yerine koydu. Kapıya gidip açtı ve ordakilere işinin olduğunu, telefon bağlamamalarını, ziyaretçi almamalarını söyleyip kapattı ve kapıyı kilitledi. Sonra odanın içinde oturduğum koltuğun arkasında bir başka kapıyı açıp
– “Gel burası daha rahat, burada konuşalım.” diyerek eliyle işaret ederek buyur etti.
Neyi konuşacağımız belli olmuştu artık… Avım bana aitti. Yoksa av ben miydim? Kalkıp kırıta kırıta odaya girdim. İçerde çift kişik çok düzgün bir yatak, bir buzdolabı, bir mini bar, duvarda bir plazma tv ve banyoya açılan başka bir kapı daha vardı. Kendine bir rakı koydu, bana da buzlu bir viski verdi. Gidip dvd ye bir cd yerleştirip televizyonu açtı. Porno film oynamaya başladı. Bana dönüp pis pis sırıtarak
– “Sen de bu karılar gibi sevişebiliyor musun?” deyince viskiyi fondip yapıp
– “Bir tane daha ver.” dedim. İkinciyi doldurup onu da fondip yaptım, iyice rahatlamıştım, alkol birazdan etkisini gösterirdi. Yatakta oturmuş bacak bacak üstünde bi sigara daha yakıp gülümseyerek ona baktım.
– “Eee, cevap vermedin?” deyince gülerek
– “Eh, bunca yıllık seks tecrübem var yaşım 36. Beraber olduğum erkekler bana hep tam bir fahişe olduğumu söylerler.” diyerek onu iyice ateşlendirdim.
Rakısını bırakarak yanıma oturdu. Bacaklarımı indirip hafifçe araladı, dudaklarıma yumulup elini eteğin altından amıma atıp okşamaya başladı, bu sefer ben de karşılık verip dudaklarımla yiyişmeye başladım. Pala bıyıkları kalın dudaklarıyla bi süre yiyiştik.
Dudaklarımın şiştiğini hissediyordum. Pala bıyıkları fırça gibi sürtüne sürtüne tahriş etmişti. Tam beni soymaya kalkıcaktı ki nazikçe itip
– “Şu bizim meseleyi konuşmadık daha…” dedim. Çirkin suratını buruşturup o kalın sesiyle sinirli bi şekilde
– “Yaa, tamam yavrum… Konuşuruz. O mesele kolay… Hele marifetlerini bi görelim.” dedi.
Ayağa kalktım ve ceketini, gömleğini çıkardım. Nerdeyse omuzlarına geliyordum, çok iri, göğsü çok kıllı, tam bir azman, ayı gibi, kaba saba bir tip. Offf… Bu çam yarmasının altında ezileceğimi düşündükçe çıldırıyordum. Kırmızı ojeli tırnaklarımı göğsünün kıllarında gezdirip,
– “Şimdi banyoya gir ve bi duş al. Ben de bir kadeh daha viski içeyim…” dedim.
Uysal bir çocuk gibi acele adımlarla banyoya daldı. Kendime bir duble viski doldurup, soyundum. Üzerimde sadece siyah g-string ve siyah, parlak çizmelerim kalmıştı. Ayakta durmuş viskimi yudumlarken porno filmi izliyordum. Arkamdan banyo kapısının sesi duyuldu. Döndüğümde kıllı ayım tamamen çıplak, organı dimdik, pis pis sırıtarak bana bakıp
– “Anam sende ne göt varmış öyle, hay maşallah..” dedi.
– “Sadece göt mü var Ahmetçim? Geri kalanı yaramaz mı diyorsun?” diye cilvelenip kendi etrafımda bir tur döndüm.
Ellerimle külodumu çekiştirip hazinemi sıvazladım. Gözleri yerinden fırlıyordu. Önündeki keser sapı iyice kabarmış, dimdik ileriye uzanıyor, beni gösteriyordu. Yanına gittim, önünde çömelerek organını elime aldım. Taşaklarından başına doğru yavaş dil hareketleriyle yalamaya başladım. Yalarken o kadar iştahlıydım ki iyice kendinden geçmiş ayakta duruyor, saçlarımı kavramış inliyordu.
Dizlerimin üstüne çöktüm. Taş gibi memelerimi, kabarmış uçlarını onun kaslı bacaklarına, kıllarını sürterken, keserin başını ağzıma alıp deli gibi asılmaya başladım. Kafam hızlı hareketlerle ileri geri gidiyor, bir yandan somuruyorum, bir yandan ileri geri yapıp kırk yıl yarak görmemiş kadınlar gibi iştahla saksafon çalıyorum. Adam dayanamadı,
– “Ben boşalıcam Alev…” deyip kendi donuna tam uzanacakken,
– “Gerek yok Ahmet, ağzım ne güne duruyor?” deyince hayret ve zevk karışımı gözlerle bana bakarken ben de o tanıdık sıcak, ekşimsi, yapışkan benim vazgeçilmez erkek tadım sıvıyı ağzımda patlattım. O kadar çok boşaldı ki, yutamadıklarım ağzımdan çeneme, oradan memelerime aktı. O dev gibi adam sarsıla sarsıla iniltilerle öyle boşaldı ki bacakları titriyordu. Ağzımda boşalttığım bir erkeğin, boşalırken girdiği bu titrek, zayıf haline her zaman bayılmışımdır.
Boşalması bitene kadar keser sapını iyice emdim, yalaya yalaya temizledim. Sonra kalkıp banyoya gittim. G-stringimi ve çizmelerimi çıkarıp duşun altına girdim. Saçlarım bozulmasın diye onları ıslatmadan yıkandım. Kurulanıp çırılçıplak bir şekilde odaya döndüm. Yatağa uzanmış sigarasını, rakısını içiyor porno filmi izliyordu. Siki inmişti. Ben de bir duble viski doldurup yanına uzandım, dudaklarından sigarasını alıp bir iki nefes çekip içkimi yudumluyorum. Yataktan kalktım,
– “Hadi şimdi sıra sende…” deyip odada bulunan sandalyeye oturup bacaklarımı sandalye kollarına kaldırdım. Amım tamamen kabak gibi ortaya çıkmıştı. Öylece bakıyordu bana…
– “Gel bakalım erkeğim.. Şimdi sen çömel beni yala” diye emrettim.
Geldi ve başını bacak arama gömüp yalamaya başladı. İyice ıslanmış zevk almaya başlamıştım. Alkol de etkisini göstermiş çakır keyif olmuştum. Bir yandan pabuç gibi koca diliyle amımın dudaklarını, parmak gibi kabarmış klitorisimi yalıyor, bir yandan dolma gibi işaret parmağını amıma sokmuş kurcalarken, ikinci parmağını da arka deliğime sokmuş beni inletiyordu.
Baktım siki hala inik, yatağa yatırdım tekrar saksafona başladım. Kısa sürede sikini tekrar kaldırıp, dimdik bir yarrağa dönüştürdüm. Kalktı ve bacaklarımı omzuna alıp amıma yerleşti ve hızlı hızlı sert bir şekilde beni sikmeye başladı. Bir süre öyle devam ettikten sonra onu sırt üstü yatağa yatırıp üstüne oturdum ve zıplamaya başladım. Memelerim zıplamamla hopluyorlar o da kafasını kaldırıp memelerimi koparırcasına emiyor, ısırıyordu.
Sonra yeniden pozisyon değiştirdik. Bu sefer yatakta ellerim üzerine domaldım. O da arkama geçip tekrar amıma sokup sikmeye başladı. İyice zevke gelmiştik İkimizin de iniltileri artmıştı. Vurdukça kasıkları popomda şaklıyor, koca siki içimi yara yara gidip geliyor, beni zevkten delirtiyordu.
Pozisyonumuzu bozmadan yatağın yanında duran çantama uzanıp el kremimi çıkardım ve ona uzatıp
– “Arka deliğimi de kremle…” dedim. Bi yandan beni o vaziyette sikiyor, bir yandan da arka deliğimi kremleyip parmaklarıyla genişletiyordu. Sonra amımdan çıkarıp o kalın yarrağını arkama geçirdi ve kökledi.
– “Amına koduğumun orospusu… Sen nasıl bi ev kadınısın, gören paralı orospu zanneder seni. Ulan ben evde karımı siktiğimi zannediyomuşum, meğerse inek sikiyomuşum. O amına kodumun orospu çocuğu kocan amma da şanslıymış.” dedi.
Bir süre götümü de siktikten sonra tam boşalacakken beni çevirip tekrar ağzıma verip patladı. Nefes nefese yan yana yatağa uzanıp birer sigara yaktık. Tekrar duşa girdim yıkanıp çıktım tam giyiniyordum uzanıp g-stringimi elimden aldı ve
– “Bu bende hatıra kalsın” dedi. Diğer kıyafetlerimi giyerken o da giyindi. Tekrar diğer odaya geçip konuşmaya başladık. Borcumuz olan ana para kadarına yakın bir faiz koyup senet yapmışlar toplam beş adet. 2 adeti faiz senediydi.
”; – “Bunun bir tanesini şimdi sana vericem ve silmiş olucaz, diğer faiz senedini de haftaya yine geliceksin o zaman vericem.” dedi.
– “Peki, kalan ana borcumuzu 24 adet senet yapıcaksın, onları taksitle ödicez.” dedim.
– “O taksitleri de böyle mi ödeyeceksin?” dedi.
– “Evet kocacım.” dedim. Elini tutup eteğimin altından amıma götürdüm, avuçlayıp sıktı… “Bununla ödeyeceğim. Bende daha ne oyunlar var, bilemezsin. Senet vadesi gelsin diye iple çekersin.” dedim.
– “Bunu daha sonra düşünürüz.” dedi.
Akşam eve döndüğümde sikişerek aldığım senedi kocamın önüne koydum.
– “Bu ne?” dedi başını kaldırarak…
– “Senin borç senedin aşkım…” dedim. Yüzüme baktı,
– “Ne olduğunu biliyorum karıcım. Senin eline nasıl geçti? Ne sende, ne bende para var. Yoksa aklıma gelen şey mi?” diye sordu. Ben de durumu olduğu gibi eşime anlattım. İlk tepkisi köpürdü, bağırdı, çağırdı. Eline ne geçerse yerlere fırlattı. Delirmiş gibiydi.
– “Böyle bişeyi nasıl yaparsın bana..?” falan dedi. Kapıyı vurup çıktı. Gece geldiğinde sarhoştu, telefon açıp Ahmet’i aradı. Adama yarın işyerine gelmesini söyledi. Ertesi gün eşimin işyerinde ofisinde otururken Ahmet ve yanında iki adamıyla geldiler. Ahmet akşamki konuşmasından, kocamın suratından olayı anlamıştı. Ağzını açmasına fırsat vermeden
– “Bak oğlum, sen olayın ciddiyetinde değilsin. Bize borcun var ve ödeyemiyorsun. Karın da esaslı kadınmış. Bana gelip olayın bi kısmını çözdü. Şimdi o halletmeseydi biz ya sana, ya da ailene zarar verecektik. Ama buna gerek kalmadı. Oğlum şanslı adamsın. Çok güzel bi karın var ve acayip sikişiyo lan… İliğimi kemiğimi kuruttu senin sikişken karın… Ha bu arada külodunu da hatıra aldım.” dedi adamlarının yanında.
– “Karın anlattı mı sana geri kalan borcun nasıl ödeneceğini? Bundan sonra senden para istemiyorum. Güzel karın her senette gelecek, senin borcunu bana ödeyecek. Sen de senedi geri alacaksın. Anlaştık mı? İtirazın var mı?”
Bunu söylerken belinden çıkardığı kocaman bir silahı masanın üzerine pat diye koymuştu. Çıkan sesten kocam da ben de irkilmiş, kalakalmıştık. Adamları da pis pis sırıtıyor, bana bakıyorlardı. Kocamdan hiç bir ses çıkmadı, önüne bakıyordu. Ter içinde kalmıştı.
– “Anlaşıldı, itirazın yok. Hadi bize müsaade…” Tabancasını yerine koyup kalktı, eğilip dudaklarıma sıkı bir öpücük kondurdu. Eze eze emdi dudaklarımı…
– “Senetlerin vadesini unutma fıstık…” dedi. “İstersen ara ödeme de yapabilirsin. Ne zaman canın isterse gel, öde… Ben hazırım, yerimi biliyorsun”.
Sonra da kalkıp gittiler. Neden sonra birbirimizin yüzüne bakabildik. Yapacak bir şey yoktu aslında… Senet eşimin elinde duruyor, evirip çeviriyordu. Çatal çatal bir sesle,
– “Yaptığını gördün mü? Bizi neye bulaştırdın?” diye sordu. Başımı diktim ben de,
– “Asıl bizi bulaştıran sensin. Biliyorum, mecbur kaldın ama, bu adamları bulan, borç alan sensin aşkım.” dedim.
– “Doğru, haklısın. Ben başlattım. Ama pek şikayetçi değil gibisin karıcım…” dedi.
– “Sen de öyle görünüyorsun kocacım…” diye cevap verdim. “Senedimizi aldık. Borcumuzun bir kısmı ödendi. Geri kalanı da sıkılmadan ödenecek. Senin şikayetin var mı?” Gülümsedi, elindeki senedi yırtıp parça parça yaptı,
– “Hayır, yok…” dedi. Yanına gittim, kucağına oturup, boynuna sarıldım. Ateşli bir öpücük kondurdum dudaklarına…
– “Seni seviyorum aşkım… O sadece iş… Yuvamızı kurtarmak için yaptım bunu…” diye fısıldadım kulağına…
O da bana sarıldı. Hırsla, ateşli ateşli öpüyor, dudaklarımı koparacak gibi emiyordu. Koltuktan yerdeki halının üzerine kaydık. Elini eteğimin altına uzatıp külodumu yırtarak çekti aldı. Bir cırt sesi geldi. Pantolonunun fermuarını indirmişti. Anında araladığı bacaklarımın arasına girdi, taş gibi olmuş erkekliğini haşin hareketlerle içime sokuverdi. Hiç soyunmadan, üstümüzdeki giysilerle, vahşiler gibi sevişiyorduk. Üstümde hırsla gidip geliyor, acımasızca sikini köklüyordu içime…
– “Böyle mi sikti seni o adam? Söyle bana… Yarrağını böyle mi soktu amcığına? Söyle… Orospu seni… Oohhh… Ona da zevk verdin mi? Amın böyle mi sulandı onun yarağını yerken? Fahişe… Amına soktuğumun karısı… Kalın mıydı siki? Benimkinden büyük müydü? Ha? Cevap ver orospu…”
– “Ohhh… Evet kocacım… Kalındı yarağı… Acımadan sikti beni hayvan… Aynı böyle pompaladı beni… Aynı senin gibi sikti… Ohhhh.. Dölledi beni… Amımı haşat etti piç… Hadi sen de pompala… Sik beni… Erkeğim… Bu am senin… Sok… Diple… Aahhh…”
Aynı anda dakikalarca kasılmaya başladık, orgazm olduk. İçime sıcak sıcak döllerinin fışkırdığını duyumsayabiliyordum o orgazm anında… Üstüme yığılıp kaldı içimden çıkmadan… Siki nabız gibi atıyordu içimde… Sarıldım kocama…
Mutluydum… Kadınlık görevimi yapmıştım… Hem kocamı sıkıntıdan kurtarmıştım, hem de yuvamı korumuştum. İki günde iki değişik yaraktan aldığım doyumsuz zevkler de cabası… Şu senetlerin vadeleri ne zamandı acaba?

Leave a Reply