Ablamın Sevgili Kızlığımı Zorla Bozdu

Merhaba sex hikayeleri okurları, sizlere anlatacaklarım aslında sorunum ile ilgili yaptığım arama sonrasında bir anda yazmaya karar verdiğim gerçek olaylardır. Direk konuya girerek olan biteni yazmak istiyorum. Ablam İstanbul’a üniversite için gittiğinde ben lise üçüncü sınıftaydım, liseyi bitirene kadar ve onun gibi bende okul için İstanbul’a gidene kadar ablam üçüncü sınıfa geçmişti. Derslerinde başarılı bir kız olduğum için ve ablamla beraber okumanın, yani onun yanında kalarak okula gitmenin benim için iyi olacağını düşündüğüm için üniversite sınavından sonra aldığım puan ile İstanbul’da bir üniversite yazdım. Okulun ablamın okuduğu üniversiteden daha yüksek puanlıydı ama ablamın kaldığı eve biraz mesafesi vardı.

Ablam okulunun yakınında bir evde oturuyordu, bense metrobüs ile okula gidip geliyordum. Ablamın yanına taşındığım ilk gün baş başa oturarak bir kaç dakikalık kısa ve net bir konuşma yaptık. Bana evdeki hayatlarımızı unutmamı ve burada olanların burada kalacağını söyledi. Bunu söylemesinden ki neden tabiki yaptıklarını bizimkilere ispiyonlamam içindi, gerçi babam ve annem ben evden çıkarken o son gün bile “aman ablana göz kulak ol, bizi merakta bırakmayın” gibisinden bir konuşma bile yapmıştı. Ablamın biraz özgürlüğüne düşkün bir kız olduğunu bizimkiler lise dönemlerinden çok iyi biliyorlar. Ablam zaten üniversite için İstanbul’a gideceğim dediğinde babam bir hafta boyunca ablamı okula göndermek istemedi. Evde rahat durmuyorsun orada kim bilir neler yaparsın diye günlerce ablamla dövüştü. Aslında haksızda değil, bir bakıma ablamın ne kadar yaramaz kız olduğunu bende biliyorum ve özellikle kız arkadaşından daha çok erkek arkadaşının olduğunu bizimkiler bilmiyor bile.

Ablamın yanına geldiğim ilk gün bana üstü kapalı bir şekilde olan biteni evdekilere yetiştirme dedikten sonra yemek için ve biraz dolaşmak için çıktık. O hafta okulların açılmasına bir hafta olduğu için sürekli dışarılarda dolaşıyorduk. Ablamın erkek arkadaşlarından bir tanesini bile okullar açılmadan göremedim. Hatta ben ablamın evine gittiğimde daha farklı bir ortam beklemiyor da değildim aslında. Ne yalan söyleyeyim kendi kendime sevgilisi ile aynı evde kaldığını bile kurguluyordum diyebilirim. Her neyse okullar açıldığında ilk bir iki hafta eve gelen gidenler yüzünden düşüncelerimin ne kadar doğru olduğunu anlamıştım. Evde olduğu gibi burada da eve gelenlerin çoğu erkekti, yani kız arkadaşından daha çok erkek arkadaşı vardı. Hele onlardan biri yok mu, işte o bana zorla sahip oldu ve sizlere bu hikayeyi yazmama neden oldu. Aslında bunda benimde biraz suçum olabilir çünkü Yusuf ile ilk karşılaştığımda yakışıklı olmasından etkilenmiştim. Hele ki kibar konuşmaları ve samimi tavırları beni kendine hayran bırakmıştı.

Tüm bu kibarlığının altında aslında bir zorba yattığını anlamam için aradan iki ayın geçmesi gerekiyordu. Bu iki ay boyunca Yusuf her ne kadar ablamın erkek arkadaşı olsada, onu ziyaret için eve geliyor olsada genelde benimle zaman geçirmeyi sever, eğer ortamda ben yoksam ve odamda ders falan çalışıyorsam hemen odama gelip yanıma otururdu. Bende ablama ayıp olmasın diye Yusuf odama gelince onuda alıp salona, ablamın yanına geçerdim. Bana olan ilgisinden sadece benim değil ablamında haberi vardı çünkü o kadar bariz bir şekilde ilgisini belli ediyordu ki bunu anlamamak mümkün değildi. Öte yandan ablam da Yusuf’a karşı boş değildi. Hatta ablama göre Yusuf ablamın erkek arkadaşından öte, sevgilisiydi, en azından sevgili adayıydı diyebilirim. Zaten bunu bildiğim için Yusuf ile baş başa kalmaktan, ona karşı yakın davranmaktan çekiniyordum ve bir nevi ablamın yüzünden ona yüz vermiyordum. Yinede ona karşı soğuk davransamda, aramıza bir sınır koyabilmek için çabalasamda başaramıyordum. Yani yüzüne karşı “defol git, seni istemiyorum, benimle muhatap olma” diyemesemde yeri geldiğinde her ne kadar ters davranırsam davranayım bir şekilde ortamı yumuşatıp işleri şakaya vuruyordu.

Zaten bu halinden dolayı içten içe beslediğim ilgim her geçen gün dahata artıyordu. Sonunda tanıştıktan tam iki ay sonra ablam bazı geceler olduğu gibi arkadaşları ile dışarı çıktı. Genelde bu dışarı çıkmaların sonunda eve ya sabaha karşı geliyor yada hiç gelmeyip beni cep telefonundan arayarak merak etmememi söylüyordu. İşte o gün, yani o gece bu tür bir geceydi, ablamın eve geç geleceği yada gelmeyeceği gecelerden biriydi. Saat oniki civarı olduğunda odamdan çıktım ve ders çalışmaya biraz ara vererek televizyon izlemek üzere salona geçtim. Saat onikiye kadar falan televizyonun başında zaman geçirdikten sonra artık uyumayı düşünerek odama tekrar dönmek üzere salondan çıktım. Tam salonun kapısından çıktığımda birden kapı çaldı. Tanıdık biri olmadığını düşünmüştüm çünkü tanıdık biri olsa telefon falan eder diyordum kendi kendime. Kapıyı açmadan önce delikten baktım kim gelmiş diye, gelen Yusuf’tu ve yanında kimse görünmüyordu.

Kapıyı açtım ve açar açmaz “ablam evde değil” diyerek kapıdan göndermek istedim ama içeri girmekte kararlıydı ve bir kaç saniyenin ardından içeriye dalıverdi. Girer girmez salona geçip eline kumandayı alarak “bu gece biraz sıkkınım, yanlız kalmak istedim ama aklıma sen geldin, yanlız kalmaktansa sana uğrayım dedim” dedi ve benden yanına oturmamı istedi. Dedimya içten içe biraz ilgim vardı, hoşuma giden tavırları vardı ve gönülsüz görünsemde yanına oturuverdim hemen. Televizyonu açıp “ee ne yapıyordun ben gelmeden önce” diyerek bana döndü. Bende “hiiç işte ders çalıştım, biraz ara verip televizyon izledim, şimdide yatmaya gidecektim ki sen geldin” dedim. Gülümseyerek “ablan yine kopuyordu, çok sosyal bir kız ya” dedi. Daha önce ablamın geceleri evden çıktığında nerelere gittiğini pek bilmiyorduma ma Yusuf’un anlattığına göre bir kaç arkadaşı ile barlarda dolaşarak sabahlara kadar eğleniyorlarmış. Bir kaç dakika ablamdan konuştuktan sonra Yusuf “neyse sen yatacaktın demi, ben seni tutmayayım” diyerek televizyonu kapattı.

Beraber koltuktan kalktık ve Yusuf’un dışarı çıkacağını düşünerek kapıyı açtım. Bana “nereye gidiyorsun” diye sordu, bende “ben gitmiyorum, ben yatacağım, sen gitmiyor musun” dedim. Elini uzatıp kapıyı kapattı ve “bu gece burada kalsam olmaz mı, bu saatte nasıl gideyim eve” dedi. Bende “taksiyle gidebilirsin mesela” diyerek tekra kapıyı açtım ama yine kapatarak “beraber kalsak olmaz mı” diye sordu. Ciddi olmaya çalışsamda gülümsememi gizleyemiyordum, gülümseyerek “saçmalama ya ne alakası var, hadi sana iyi geceler” dedim. Dışarı çıkmak yerine ablamın odasına doğru yöneldi “ya tamam senin odanda kalmayacağım ki, ablanın odasında kalırım ne olacak sanki” dedi ve içeri girip yatağın üzerine oturdu. Bende “iyi o zaman” dedim ve kapıyı kapatıp odama geçtim. Aslında odamın kapısının üzerinde anahtar vardı, odamı kilitleyebilirdim ama ne bileyim belki yanıma gelir bir kaç dakika romantik birşeyler yaşarız diye düşünmüştüm.

Odama geçtikten beş dakika kadar sonra geceliğimi giyip yatağa yattım. Tam o sırada Yusuf kapıyı aralayıp içeriye başını uzattı ve “uyudun mu” diye seslendi. Ben de “evet uyudum” dedim. Gülerek içeri girip yatağımın başına oturdu ve “benim uykum yok ya ne yapsam ki” dedi. Yine yüzümdeki gülümsemeyi gizleyemiyordum, gülümseyerek “o senin kendi sorunun, bir şekilde hallet işte” dedim. Yavaş yavaş yanıma yaklaştığında birşeyler falan söyleyecek zannettim ama elini yanağımın üzerine koyup “senin burada olduğunu bildiğim halde nasıl uykuya dalabilirim ki, sana olan ilgimi yeterince belli ettiğimi düşünüyorum” dedi. Hiç tepki vermeden öylece bakıyordum, sonra yavaşça yaklaştı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Aslında düşündüğüm şey tam olarak buydu, yani romantik birşeylerden kastım böyle birşeydi fakat dudaklarım öperken elini yatağımın içine sokup göğüslerimi okşamaya başladığında kendimi geri çektim ve “yavaş ol ne yapıyorsun” diyerek uzaklaşmak istedim.

Gözlerime bakarak “ne yapabilirim, seni deli gibi arzuluyorum” dedi ve tekrar dudaklarıma yaklaştı. Bu defa öptürmedim ve elimi omzuna koyarak itekledim ama elimi tutup göğüslerimin üzerine doğru bastırdı. Diğer elimi çıkarttım ve onunla iteklemek istedim ama onuda aynı şekilde göğüslerimin üzerine bastırıp dudaklarıma tekrar yapıştı. Öpmemesi için başımı sağa sola çeviriyordum ama her çevirişimde bir kaç saniyede olsa dudaklarımız birbirine değiyordu. Derken elinin tekiyle iki elimi birden kavrayıp tutarak çenemden sıkıca tutup dudaklarımı azğına alıp emmeye başladı. Öyle kararsız kalmıştım ki içimden bir ses “bırak boşver öpsün neden çekyiorsun kendini” diyordu, diğer ses ise “bu gece istediğini verirsen bir gecelik bir aşktan ötesi olmazsın, kendini koru” diyordu. Sonunda dudaklarımı öpmesine izin verdim, ellerimi hala kurtarmaya çalışıyordum ama dudaklarımı kaçırmadan bekliyordum. Çenemi tuttuğu eline artık gerek kalmayınca, yani dudaklarımı kaçırmayınca bu defa elini yine yatağın içine soktu ve göğüslerimi okşamaya başladı.

Ben bu defa yine karşı koymaya çalıştım ama bu kez çok farklıydı çünkü dudaklarımı öpmekle uğraşmıyor direkt olarak göğüslerimi avuçluyordu. O an anlamıştım ki bu gece başıma bir iş gelecekti o yüzden daha fazla ilerlemeden duruşumu belli etmem, Yusuf’u evden kovmam gerekiyordu. Artık biraz sinir içerisinde “bırak beni, defol git buradan” diye bağırmaya başladığımda Yusuf elinin biriyle ellerimi tutarken diğeriyle de ağzımı kapattı ve “bu gece senin için geldim buraya, neden direniyorsun ki, sende istiyorsun beni” dedi ve elini çektiğinde bağırmamamı söyledi. Elini çeker çekmez yine bağırmaya başladım ama fazla uzun sürmedi çünkü elini yine ağzıma kapatarak sesimi kesti. Ardından ise ellerimi tutan elini çekerek üzerime çıkıverdi. Çıkar çıkmaz pantolonunun ön kısmı, yani penisinin sertliği vajinama denk gelmişti. O sertliği hissettiğimde içim bir hoş oldu ve Yusuf’a karşı biraz daha yumuşadım. Karşı koyuyordum ama o sertlikte aklım kaldığı için fazla direnmiyordum.

Sonunda elinin birini kullaaran aletini dışarı çıkarttığında ve benimde eşofmanımı indirerek külotumu dizlerime kadar sıyırdığında içime gireceğini söyledi ama öncesinde bakire olup olmadığımı sordu. İçime girmemesi için bakire olduğumu söyledim ama bu defada “o zaman biraz canın acıyacak” diyerek aletini eline alıp vajinama dayadı. Daha başını hissetmiştim ki o kadar büyük bir acı yaşadım ki hemen elime iteklemeye başladım ama başını soktuktan sonra geri dönüşüde olmamıştı. Ben her direndiğimde biraz daha fazlasını içime giriyordu. Soktukça sokuyor ve bir türlü sonu gelmiyordu sanki. Sonunda tamamen içime yerleştirdiğinde acıdan gözlerimden akan yaşlar gözümün kenarlarından yastığa doğru akıyordu. Yusufun altında acılar içerisinde inleyerek içimden çıkmasını isterken bazen ona karşı koymak yerine sıkıca sarılarak acılara katlanmaya çalışıyordum. Yusuf ise ben acı içerisinde kırvanırken “tamam aşkım, geçti bitanem, sabret az kaldı” gibi şeyler söylüyorlardı.

Bana her “tamam birazdan alışacaksın” dediğinde acım dahada katlanarak artıyordu. Daha fazla dayanacak gücüm kalmayınca üzerimden atmak için son bir kez daha itekledim ama başarısız oldum ve işte tam o an tecavüz başladı diyebilirim. O ana kadar içimdeki hislerden emin değildim, içime girdiğinde bile acının geçmesiyle zevk alacağımı düşünerek birazda olsa istekliydim fakat sonunda hissettiğim ve geçmek bilmeyen acı yüzünden elimden geldiği kadar karşı koymaya başladım. Ben ne kadar karşı koyarsam koyayım Yusuf istediğini almıştı ve o istediğini alırken bense çektiğim acıularla baş başa kalmıştım. İşini bitirmesi on dakikadan uzun sürdü. On dakika boyunca her geçen saniye artık acı eşliğinde hem inledim hem ağladım. Üzerimden kalktığında kıpırdayacak halim yoktu, elimi vajinama götürerek tecavüz sırasında hissettiğim ıslaklığın ne olduğunu anlamak için elimi vajinama götürdüm. Elime o kadar yoğun bir şekilde kan geldiki anlatamam.

Ellerimin arasında gördüğüm o kan sonrasında öyle korkmuştum ki korkudan çığlığı basıverdim. Üstelik öyle bağırsam mı yoksa bağırmasam mı diye bir düşünce yoktu, avazım çıktığı kadar bağırmıştım. Yusuf hemen elini tekrar ağzıma kapattı ve “korkma bakire olduğun için kanadı, birşey yok” diyerek beni sakinleştirmeye çalıştı. Biraz biraz sakinleştiğimde ise “bekle burada hemen geliyorum” diyerek mutfaktan kağıt havlu getirip vücudumdaki kanları temizledi. Ardından bana sıkıca sarılarak “sakin ol korkacak birşey yok” dedi ve yataktan kaldırarak banyoya soktu. Ben banyoda temizlenirken oda yatağımda ki kanlı çarşaf ile ilgilendi. Banyaodan çıktığımda çarşafımı falan banyonun kapısnın önüne atmıştı, bana “ben gidiyorum, artık sık sık görüşürüz umarım, benim için çok güzeldi” dedi ve çıkıp gitti. Aslına bakarsanız ben öyle porno hikayesi okumak için internette dolaşan bir kız değilim ama yaşadıklarımı araştırmak üzere bilgisayar başına geçtiğimde, tecavüze uğramış bakire kızlar ile ilgili yazılar araştırdığımda nasıl olduysa bu siteye yönlendim.

Girdiğimde birkaç hikaye okudum ve aslında yaşadıklarımın farklı bir dgözle bakıldığında sitede yer alan sıradan bir tecavüz hikayesi’nden farkı olmadığını anladım. Yalan yok hikayelerinizden okurken biraz ıslaklıkta hissetmedim değil :). Sitenizdeki hikayelerin yanı sıra yeni tecavüz hikayesi arayanlar sanırım benim yaşadıklarımı okurken aradıklarını bulacaklar :). Artık bende sizler gibi elimden geldiği kadar sıkı bir hikaye takipçisi olacağımı düşünüyorum ve bu günden sonra tecavüz değil ama yaşadığım ilişkileri sizlere anlatacağım.

Leave a Reply