İş Yerinde Tecavüze Sex Hikayem

Daha önce hiç sex hikayesi yazdığımı söyleyemem ama günde iki, üç hikaye okuduğum oluyor ve yaşadığım bir olayı bende sizlere anlatmak istiyorum. Yazacağım gerçek tecavüz hikayesi olduğundan ismimi söylemek istemiyorum ama sizlere Ankara’dan yazdığımı söyleyebilirim. Merkezden uzak bir semtte yaşıyorum ve dört yıldır aynı fabrikada çalışıyorum.

Lise bittikten sonra iki yıl kadar evde oturudum ama sonrasında sıkıntıdan çalışmaya karar verdim. Lise yıllarında pek fazla erkeklerle yakınlaşmam olmamıştı, aslında liseden sonrada olmadı diyebilirim ama geçtiğimiz sene fabrika’nın gece vardıyasının şefi bana tecavüz ettikten sonra bakireliğimin bozulması ile bende oldukça özgür bir kız olarak hayatımda devam ettim. Yaşadığım bu tecavüz olayında şuan düşünüyorum da benimde payım var, yani tecavüz etmesi için vardiya şefini baştan çıkartmış olabilirim fakat şuan bunun hiç önemi yok. Sizlere o gece, vardiyada tecavüze uğradığım andan söz edeceğim. Öncesinde izninizle kendimi tanıtmak istiyorum. Adım Sibel, 23 yaşındayım, 170 boyunda yeşil renk gözlere sahip bir kadınım. Geçen ay nişanlandım ve tecavüz hikayemi nişanlıma henüz anlatmadım. Bilemiyorum belki ileride anlatırım ama öncesinde nikahlanmamız gerekli. Hatta zannediyorum ki nişanlım beni bakire zannediyor çünkü bir kaç defa ilişkiye girdiğimizde anal sex’e izin verdim.

Her neyse o gece, gece vardiyasında yemek saati olmuştu. Yemek için işimi bırakıp yemekhaneye giderken şef “Sibel iki dakika bakar mısın” diye beni hangarın oraya doğru götürdü. Bölüm şefiyle aramı iyi tutuyordum çünkü ne zaman vardiya değiştirmek istesem ona söylemem yetiyordu. Genelde fabirakaya kot pantolonumla gidiyordum ve kot pantolonlarımı olabildiğince dar alarak sadece şefi değil fabrika’nın tüm erkeklerini kendime hayran hayran baktırmayı seviyordum. O günde üzerimde beyaz dar bir kot pantolonum vardı, şuan hala o pantolonu kullanıyorum ve her giydiğimdede şefin bana tecavüz edişini hatırlıyorum. Hangar’dan içeri girdiğimizde, içeride kimse yoktu ve şef iki kişilik yemek hazırlatmıştı. Bana “beraber burada yiyelim yemeğimizi istersen” dedi ve masaya oturttu. Acaba benimle neden baş başa yemek yemek istiyor diye düşüdüğüm bir anda tam yemeğime başlamışken “sana aşığım” diyerek konuya girdi. Ayrıca belirtmek isterim ki bana aşık olduğunu söyleyen adam 30 küsür yaşında ve evli biri.

Ona sadece vardiya değişmi sırasında işim düştüğü için kur yapıyordum, içimde en ufak bir beğeni dahi yoktu. O bana olan aşkından söz ederken bende sadece dinleyerek yemeğimi yemeye başlamıştım. Önce aşık olduğundan, ne kadar güzel olduğumdan falan söz etti. Sonralarda gerekirse karısından boşanacağını falan söyleyerek benim güvenimi kazanmaya çalışıyordu. Bu durumu daha önce bir kaç arkadaşıma daha yaptığını bildiğim için pek fazla itimat etmeden sadece yemeğimi yiyordum. Samimi olduğum bir iki arkadaşımdan daha şef ile ilgili bu tür hikayeler dinlemiştim aslında. Derken masada tam karşımda oturuken sandalyesini çekerek yanıma geldi. Önce elini omzuma atarak saçlarımı okşamaya ve beni izlemeye devam etti. Ara ara ona bakıyor, gülümsüyor ve söylediklerini dinliyordum, ara arada yemeğimi yiyerek biran evvel oradan kalkıp gitmek için acele ediyordum. Sanırım beş dakika kadar konuştu durdu, bu beş dakika içerisinde ellerini saçlarımdan bir an olsun çekmedi.

Yemeğimin bitmesiyle tam masadan kalkacakken elini pantolonumun üzerine atarak bacaklarımı okşamaya başladı. O an oturduğum yerden zıplarcasına kalktım ve “benim gitmem lazım” diyerek masadan uzaklaşmaya başladım. Arkamdan hızlı bir şekilde gelerek kolumdan tuttu ve “yemek molasının bitmesine daha yarım saatten fazla var” diyerek kolumu çekiştire çekiştire masaya tekrar götürdü. Karşı koyup “yok içeri gitmem gerek, arkadaşlarımın yanına gideceğim” desemde beni dinlemedi ve masaya oturdup başımda dikilerek az önceki konuşmaları tekrar yapmaya başladı. Sürekli beni sevdiğimden, ne kadar güzel olduğumda, evlenmek istediğinden falan söz ediyordu. Saçlarımı okşarken birden bire elinin omzuma indiğini fark ettim, ardındanda göğüslerime kadar inmişti. Göğüslerime dokunduğunda hemen ayağa kalktım ve sıkı bir tokat patlatarak “ne yapıyorsun ya sen” diye bağırmaya başladım. Zaten bir defa bağırabilmiştim, hemen ağzımı kapatarak göğüslerimden öpmeye başladı.

Üzerimde siyah bir tişörtüm vardı, tıpkı pantolon gibi o tişörtümüde hala giyerim :). Ağzımı kapatınca bir süre bağıramadım ve ona karşı koyamadım. Ellerimle iteklemeye çalışırken sürekli bir eliyle ellerimi tutuyor diğer eliylede ağzımı kapatıyordu. Kocaman hangarda, bir kaç kolinin olduğu yerde göğüslerimi öpmeye, sıkmaya ve yarrağını bacağıma dayamaya başlamıştı. Yarrağını vücudumda hissettiğim an gerçekten çok ama çok korkmuştum ve elinden kurtulmak için tüm gücümle karşı koyuyordum. Derken ağzımı kapattığı elini bir şekilde ısırdım ve diğer elimi bıraktığı an itekleyerek bağırmaya çalıştım. Bir kaç saniye bağırmışta olabilirim ama fabrika ortamını bilmem bilirmisiniz. Herkes yemekte olsa bile çalışan bir sürü makinalar oluyor o yüzden sesimi duyan olmamıştı. Elini ısırıp geriye iteklediğimde bana destekli bir şekilde tokat attı. Attığı tokat gerçekten öyle serttiği tokatı yer yemez kendimi yerde, şefide hemen üzerimde buldum. Yere düştüğümde üzerime çıkınca elini ağzıma kapatmamıştı ama, gözlerime bakarak kapat çeneni demişti.

Buna pek aldırış etmedim ve bağırmaya devam ettim, tam o sırada ellerini boğazıma yapıştırarak sıkmaya ve “bağırma yoksa kırarım kemiklerini” diyerke tehtit etmeye başladı. Yerde üzerimdeyken bir iki tokat daha attı ve sonunda beni bağırmamam konusunda ikna etti. Yediğim tokatlarla şoka girmiştim adeta, altında sessice yatıyordum ve ağlamaktan başka çarem yoktu. Önce ellerini omuzlarıma koyup ardından dudaklarıma ağzını dayayarak emmeye başladı. Hiç öpmeye falan uğraşmıyor, iki dudağımıda ağzına alarak sanki beni yemeye çalışırcasına hareketlerde bulunuyordu. Ağzımı komple ağzına sokup diliyle tüm ağzımın, dudaklarımı yaladıktan sonra tekrar ellerini boğazıma yağıştırdı ve sıkı sıkı tutarak “birazdan içine gireceğim, eğer ses çıkartırsan seni sikmekten vazgeçer iyi bir dayak atarım” dedi. Mecburen ne yaparsa yapsın ses çıkartmayacaktım ama yarrağını gördüğümde ses çıkartmadanda edemedim. Ben bakire bir kızdım ve o kadar büyük yarrağı görür görmez korkudan nutkum tutulmuştu.

Yarrağını karşımda çıkartıp eline aldığında ve bana bakarak bir kaç defa yarrağını ileri geri yapıp okşadığında ağlayarak yalvarmaya başladım. Sürekli “ne olursun yapma, bakireyim ben, kızlığımı bozacaksın bak” diyordum ama beni hiç duymuyordu, resmen transa geçmiş gibi beni izleyerek yarrağını okşamaya devam etti. Bir kaç saniye sonra yarrağının başından çıkan sıvıyı parmağına sürterek yanıma geldi ve dudaklarıma dokunmaya başladı. Midem bulanmıştı, kusacak gibi olmuştum, tam o sorada pantolonumun önüne elini etarak düğmelerimi açtı. Karşı koymaya çalışıyordum ama az önceki tehditinden dolayıda fazla direnmek istemiyordum açıkçası. Bir süre uğraştıktan sonra pantolonumu çıkarttı ve külotumla bıraktı beni. Pantolonumu tamamen çıkarttıktan sonra tekrar üzerimden kalktı, yarrağını eline alarak bir kaç saniye daha okşayarak beni izlemeye devam etti. Bu defa biraz öncekinden daha hırslı ve sert okşuyordu kendini. Korkmamak elimde değildi ama bağırmıyor sadece izliyordum.

Biraz yerden kalkmak için hareket eder gibi oldum, tam o anda yarrağını bırakarak üzerime çullandı ve külotumun üzerinden amımın tam deliğine yarrağını dayayıp zorlamaya başladı. Bir ara öyle zorlamaya başlamıştı ki sanki külotumu delip amımdan içeri girecek gibi hisediyordum. Sonunda yarrağını külotumun üzerinden çektiğinde “sonunda kalkıyor, beni bırakacak sanırım” diye düşünüyordum ama kalkıp külotumuda çıkarttığında beni sikeceğini kesin olarak anlamıştım. Ortada hiç bir şey yokken üzerime çıkıp bir anda sert bir tokat daha attı. O tokatla bir anda gözlerimi sonuna kadar açmıtım ve içerisinde bulunduğum şoktan kurtulmuştum. Tokattan sonra gözlerime bakarak “şimdi içine gireceğim, ya sessiz olur zevkini çıkartırsın yada seni depoya götürür bağırta bağırta sikerim” dedi. Sesimi çıkartmayı düşünmüyordum, daha fazla tokat yemeden yarrağını içime alacaktım ama o kadar büyük bir yarrağı nasıl içime alacağım konusunda bazı şüphelerimde yok değildi yani.

Tokatın ardından üzerime çıktı, yarrağını avuçlarının arasına alarak amımın deliğine dayadı, ardından yavaşça içime doğru girmek için hamle yaptı. Daha başını içime almadan canım o kadar çok yanmıştı ki acazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. Elini ağzıma kapatmış hiç yarrağını geri çekmeden iteklemesini sürdürüyordu. Sonunda başının girdiğini hissettiğimde artık döverse dövsün ne isterse yapsın diye düşünmeye ve üzerimden itmeye başladım. Sanki bir ton ağırlığındaydı ama, iteklesemde kaldıramıyordum ve her geçen saniye yarrağının birazı daha içime giriyordu. Canım öyle acımıştı ki sanki acıdan bayılacaktım ama bayılsam belki daha iyi olurdu fakat bayılmadan her saniyesini yaşadım. Yarrağının tamaını içime soktuğunda aynı şekilde çıkarttı ve hızla içime sokmaya başladı. Artık bakire değildim, kızlığımı bozmuştu, o an vardiya şefi üzerimden kalkana kadar en ufak bir zevk dahi almadan acılar içinde sikilmeye devam ettim, sürekli bağırmalar ve çığlıkları eşliğinde sikilmiştim.

Kısa bir süre sonra yarrağını bir defada içimden çıkarttı ve yüzüme yaklaştırarak yüzüme boşalmaya başladı. Hiç sperm görmemiştim daha önce, şimdi ise yüzüme bir sürü sperm akıyordu. Dudaklarıma, gözlerime, burnuma derken yüzümün her yerinde spermler vardı. Şef yüzüme boşaldıktan sonra yarrağını çeneme ve göğüslerime sürttürdü ve üzerimden kalkıp “şimdi siktir git temizlen, bu yaşananları bir kişiye anlatacak olursan adını çıkartırıp orospu diye haberin olsun” dedi. O gün yüzümü falan temizledikten sonra tuvalete gittim ve yüzümü yıkadım, bir kaç damla sperm ağzıma kaçmıştı o yüzden uzun uzun ağzımı çalkaladım. En çok amıma bakmak istiyordum o yüzden yüzümü yıkadıktan sonra tuvalete girdim ve amıma baktığımda bacaklarımın falan her tarafımın kan olduğunu fark ettim. Tuvaletten çıkmadan bir kaç dakika boyunca sessiz sessiz ağladıktan sonra tekrar elimi yüzümü yıkayıp hiç birşey olmamış gibi işimin başına döndüm. Şefte çok geçmeden yanıma gelerek “nasılsın” diye sordu.

Hiç karşılık vermeden içime devam ettim, sonra elini omzuma attı ve “bu gün eve git istersen” diyerek fabrikanın servisini benim için ayarladı. Mesainin bitmesine üç dört saat kala servis sadece beni eve götürdü. O günden sonra bir iki ay kadar tekrar sohbet etmeye çalışıp aramızı yine eskisi gibi yapmak istedi ama ben hiç yüz vermedim. İki üç ay kadar sonra tecavüz olayının ardından ilk erkek arkadaşımı edindim, artık bakire olmadığım için rahat rahat takılabiliyordum. Şuan o ilk erkek arkadaşımdan sonra dördüncü olan sevgilimle birlikteyim ve nişanlanmayı düşünüyoruz. Arada bir bu tür tecavüz porno hikayesi okuduğumda yaşadıklarım aklıma geliyor ve sanki daha dün tecavüze uğramışım gibi hissediyorum.

Leave a Reply